Türk Edebiyatı’nın Eserleriyle Ölümsüzleşen En Güzide İsimleri

Edebiyat tüm insanlığa ışık olabilecek ve olması gerekeni aşılayabilecek düzeyde bir güçtür. İnsanı farklı dünyalara götüren, başka diyarlar keşfetmesini sağlayan ve bu diyarları okuyan kişinin inşa etmesine izin veren yegane bir dünyadır. Kimi dönemlerde yazdıkları nedeniyle deli sanılanlar, dahi olduklarını düşünülen hatta canından olanları edebiyat tarihinde görmekteyiz. Her ne kadar günümüzde başarılı romancı yok gibi görünse de, Türk edebiyatına çok başarılı eserleri veren güzide isimler bulunmaktadır:


8002
14.7k Paylaşım, 8002 Beğeni

Türk Edebiyatı’nın Eserleriyle Ölümsüzleşen En Güzide İsimleri

Türk edebiyatının sevdiğimiz onlarca farklı yazarı ve şairiyle bir kez olsun görüşmek isteyenlerimiz vardır mutlaka. Zamanına yetişemediğimiz, bizden önce ölen yazarlara ise denk gelememek edebiyat sevdalılarının içinde ukde olan bir şey. Şanslıyız ki bazıları gerek kişisel kamera çekimleri gerekse televizyona çıkmaları nedeniyle oturup keyifle izlediğimiz isimler arasında. Peki ama onlar da tıpkı bugünkü yazarlar gibi röportaj vermiyorlar mıydı? Veriyorlarsa bunları nerede bulabiliriz? Mustafa Baydar’ın 1960’ta yayımlanan, İletişim Yayınları’ndan çıkan “Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar” kitabı bu soruya bir cevap niteliği taşıyor. Aziz Nesin’den Ahmet Hamdi Tanpınar’a, Yaşar Kemal’den Oktay Rifat’a kadar dönemin önde gelen yazarlarıyla yapılan röportajlar bu kitapla beraber bize sunuluyor. İsmi geçen ve daha onlarca sanatçının düşüncelerini, dünya görüşlerini merak edenler bir adım öne çıksın!

1- Namık KEMAL (1840 – 1888)

Bir Tanzimat aydını olarak Türkiye’deki aydınlanma çağının öncülerinden olan Namık Kemal yazdığı şiirler, tiyatro oyunları ve romanlarla aslında “ulusal” bir edebiyatı başlatan yazarlardandır. Yapıtlarıyla; hak, adalet, özgürlük, millet, Millet Meclisi gibi kavramların önce aydınlar, sonra da halk katında yayılmasına büyük katkıda bulunmuştur.

2- Hüseyin Rahmi GÜRPINAR (1864 – 1944)

Türkiye’de romanı Hüseyin Rahmi Gürpınar başlatmamıştır, ama romanın tüm kitleler tarafından okunan ve sevilen bir edebiyat türü olmasında yazarın çok büyük bir payı vardır. Yazdığı romanlarda son derece gerçekçi karakterler çizen, halk ağzına yakın bir dil kullanan ve her zaman halkın ilgisini çekecek konuları bulup onları ustalıkla kaleme alan yazar. Türk romanının eskimeyen ve eskimeyecek yazarlarının başında gelir

3- Halit Ziya UŞAKLIGİL (1867 – 1945)

Batı tarzı Türk edebiyatının ilk önemli yazarlarından Halit Ziya “sanat yapmak” uğruna zaman zaman ağır bir dil kullansa da anlattığı konuların sahiciliği ve anlatımındaki ustalık nedeniyle her zaman en çok okunan yazarlarımızdan biri oldu. “Mai ve Siyah”ın ilk yerli klasik romanımız olduğunu söylemek hiç de yanlış olmayacaktır.

4- Halide Edip ADIVAR (1884 – 1964)

Halide Edip Adıvar, halkın büyük çoğunluğunun okuma yazma bilmediği bir ülkede doğup da İngilizce romanlar yazabilecek derecede bir kültür birikimine sahip olan bir romancı olarak yetişmeyi başarmış bir kadındı.

5- Refik Halit KARAY (1888 – 1965)

Refik Halit Karay Türk edebiyatında ilk defa Anadolu’yu tanıtan eserleri ile ismini duyurmuş, yergi ve mizah türündeki yazıları ile de ün salmıştır. Gözleme dayanan eserlerinde, tasvirler, portreler, benzetmeler kullanarak sade, akıcı dili, güçlü tekniği ile 20. yüzyıl romancıları arasında seçkin bir yere sahip olmuştur. Türkçeyi ustalıkla kullanan yazar, romanları, “Memleket Hikayeleri” ve “Gurbet Hikayeleri” kitapları başta olmak üzere, Türk edebiyatına birçok yapıt kazandırmıştır

6- Reşat Nuri GÜNTEKİN (1889 – 1956)

“Çalıkuşu” romanının kahramanı Feride, Cumhuriyetin ideal öğretmen kızı olmanın dışında, Türk edebiyatının da ilk popüler roman kahramanı olmuştur. Romanlarının geniş kitlelere hitap etmesi nedeniyle Güntekin, hâlâ büyük keyifle okunan ilk dönem yazarlarımızdandır.

7- Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU (1889 – 1974)

Cumhuriyet kuşağımızın ilk önemli romancılarından olan Yakup Kadri, yazdığı romanlarla bir yandan Kurtuluş Savaşı’nın başarılı olacağına dair inancını sergilerken bir yandan da asıl savaşın cephede değil gönüllerde kazanılacak savaş olacağının altını çizmiştir. Özellikle “Yaban” romanı, Anadolu insanına yüzyıllardır sırtını dönmüş olan Türk aydınına bir çağrı niteliğindedir.

8- Cevat Şakir KABAAĞAÇLI (Halikarnas Balıkçısı) (1890 – 1973)

Bir yandan yazdığı birbirinden güzel romanlarla deniz insanlarının doğayla savaşını destanlaştıran, bir yandan da Anadolu’nun antik tarihi üzerine yazdığı denemeleriyle bize yurdumuzun tarihsel değerlerini anlatan Halikarnas Balıkçısı, hâlâ hak ettiği biçimde tanınıp okunmayı bekleyen yazarlarımızdan biridir

9- Peyami SAFA (1899 – 1961)

Türk edebiyatında karakterlerin psikolojik tahlillerine kapsamlı haliyle ilk kez yer veren yazarlardan biri Peyami Safa’dır. Onun bir romanını okuyup bitirdikten sonra adeta tanıdığınız bir arkadaştan, hatta bir akrabadan ayrılmış gibi hissedersiniz kendinizi. Yazdıkları konusunda son derece hassas olan Peyami Safa, “edebî değer” taşımadığını düşündüğü kitaplarını “Server Bedi” takma adıyla yazar ve onlardan söz edilmesinden pek hoşlanmazdı.

10- Ahmet Hamdi TANPINAR (1901 – 1962)

Edebiyat tarihimizde “Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında” dizeleriyle ölümsüzleşmiş olan Ahmet Hamdi Tanpınar sayıca az, ama içeriği zengin romanlarıyla ülkemizdeki DoğuBatı ikilemi hakkında en derin gözlemlerle, en çarpıcı saptamaları yapmış yazarlardan biridir.

11- Sabahattin ALİ (1907 – 1948)

Şair ve yazar Sabahattin Ali, kendi zamanında baskıyla ve zulümle yaşamış olsa da ölümünden yıllar sonra bir sanatçı olarak hak ettiği üne kavuştu. Bugün radyolarda, televizyonlarda çalan en sevilen şarkıların sözlerini bu büyük şairimizin yazdığını kaçımız biliyoruz?

12- Kemal TAHİR (1910 – 1973)

Türkiye’nin siyasal, toplumsal ve kültürel yapısı üzerine en çok kafa yoran, yazdığı romanlarda sürekli yeni tezler ileri süren Kemal Tahir, gerek romanları gerekse büyük tartışmalar yaratan düşünce yazılarıyla Türk edebiyatının üzerinde en çok konuşulan yazarlarından biri olmuştur.

13- Orhan KEMAL (1914 – 1970)

Roman ve öyküleriyle çağdaş Türk edebiyatında özgün bir yeri olan Orhan Kemal, toplumsal yaşamımızın değişim dönemlerini gerçekçi bir biçimde yapıtlarında dile getirmiş; aydınlık ve gerçekçi bakışıyla insan-toplum ilişkilerini ustalıkla yansıtmıştır.

14- Aziz NESİN (1915 – 1995)

Aziz Nesin, sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önde gelen gülmece yazarlarından biridir. Yazdığı kitaplar daha Türk edebiyatı dünyaya açılmadan önce birçok dilde yayımlanmış, yazara uluslararası bir ün ve bol sayıda ödül kazandırmıştır.

15- Tarık BUĞRA (1918 – 1994)

Romanlarıyla olduğu kadar tiyatro oyunlarıyla da Türk edebiyatının özgün adlarından biri olan Tarık Buğra, her yazdığında bireylerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini irdeledi. Hem tarihsel romanlarıyla hem de bugünü anlatan romanlarıyla geleceğe ışık tutmaya çalıştı.

16- Vedat TÜRKALİ (1919 – 2016)

Vedat Türkali, bir ömür boyunca inandığı idealler uğruna yaşadı ve romanlarında da senaryolarında da insanca bir hayata olan özlemini dile getirdi. Türk romanının klasikleri arasında olan “Bir Gün Tek Başına”da 1960’lı yılların toplumsal durumunu ve dönemin siyasal eylemlerini konu edinen yazar, sonraki romanı “Mavi Karanlık”ta da 12 Eylül darbesinin öncesindeki siyasal ve toplumsal gelişmelerin arka planını anlattı.

17- Yusuf ATILGAN (1921 – 1989)

Önce “Aylak Adam”ın dünyasını anlattı bize, sonra da “Anayurt Oteli”nden içeri itiverdi bizi. Anayurt Oteli’ne girdiğimiz gibi dışarı çıkabilmek hiç de kolay değildi oysa…

18- Yaşar KEMAL (1923 – 2015)

Hayatı boyunca Nobel Edebiyat Ödülü’ne en fazla aday gösterilen yazarlardan biri olan ve romanlarıyla Türkiye’yi ve Türk insanını tüm dünyaya tanıtan Yaşar Kemal, yaşamını destansı bir yazar ve onurlu bir aydın olarak sürdürmektedir.

19- Attila İLHAN (1925 – 2005)

Her biri birbirinden güzel şiirleri ve ulusal bağımsızlık alanında ödün tanımaz düşünce yazılarıyla ülkemizin ufkunu genişleten yazarlardan olan Attila İlhan yazdığı romanlarla da Türk edebiyatına çok şey kattı. Gerek biçim gerek içerik açısından hayli farklı olan romanları bize kendi tarihimizi “aynanın içinden” gösterme çabasındaydı.

20- Adalet AĞAOĞLU (1929 –    )

Siyasi kavgalarla birlikte en derin aşklar, çığlık çığlığa haykıran oyun kahramanlarının yanı sıra çıtını çıkarmadan da yaşayabilen kadın karakterler Adalet Ağaoğlu ile girdi Türk edebiyatına. Bir yandan tiyatro oyunlarıyla, bir yandan romanlarıyla tüm bir kuşağın kadınlarının sancılarını seslendirdi yazar Adalet Ağaoğlu…

21- Fakir BAYKURT (1929 – 1999)

Fakir Baykurt sadece yaşamanın bile bazen mücadele gerektirdiği bir ülkede bir de yazar olmanın çilesini çekti yıllarca. Yazdığı romanlarla “köy romanı” adı verilen türün ortaya çıkmasına öncülük etti ve hayatı bir de köylülerin ağzından dinletti bize…

22- Bilge KARASU (1930 – 1995)

Yazarların çoğu olabildiğince fazla kişiye ulaşmak, yazdıklarını herkesle paylaşmak çabasındadır. Bazı yazarlarsa adeta okur seçerler; kendilerini herkesin okumasından, anlamasından, sevmesinden gizli bir rahatsızlık duyar gibidirler. Türk edebiyatının en kendine özgü yazarlarından biri olan Bilge Karasu az yazdığı ama gerçekten “öz” yazdığı kitaplarıyla bu tür “seçkin” yazarlardan biri olmayı başarmıştır.

23- Leyla ERBİL (1931 – )

Hem romanlarıyla hem de öyküleriyle Türk kadın yazarlar arasında özgün bir yere sahip olan Leyla Erbil, yazarlığı aynı zamanda yaşamı anlama mücadelesinin de bir parçası olarak gören sanatçılardan… Nobel Edebiyat Ödülü almaya aday gösterilen ilk kadın yazarımız olan Erbil, kişisel ve toplumsal her türlü boyunduruğa başkaldıran kimliğiyle tanındı.

24- Oğuz ATAY (1934 – 1977)

Yazdığı bir romanla ülkesinin edebiyat dünyasının çehresini değiştirebilmek elbette her yazarın hayalidir ama bunu başarabilen çok az yazar vardır. Oğuz Atay, başyapıtı “Tutunamayanlar” ile bu düşü başardı ve okuyucusuna her zaman karşılık bulacak bir soru sorup ayrıldı aramızdan: “Ben buradayım, Ey Okur, sen neredesin?”

25- Mehmet EROĞLU (1948 –   )

Kendine özgü anlatımıyla Türk edebiyatının önemli romancılarından biri olan Mehmet Eroğlu, toplum karşısında yalnız olan bireyin kendini gerçekleştirme çabasını anlatan romanlarıyla tanınan bir yazarımızdır.

26- Orhan PAMUK (1952 – )

Tüm romanlarında kurduğu kişisel dünyası ve anlattığı hikayelerle hem ülkemizde, hem de yurtdışında en iyi tanınan yazarlarımızdan biri olan Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülü’nü 2005 yılında alarak bu ödülü kazanan ilk (ve şimdilik) tek Türk oldu.

27- İhsan Oktay ANAR (1960 –   )

Bir yandan sanatsal, bir yandan da popüler olabilme dengesini en iyi tutturabilen romancılardan biri olan İhsan Oktay Anar bir yazar için henüz çok genç denecek yaşta yazdığı romanlarında kurduğu dünyalar ve o dünyalarda geçen olağanüstü öykülerle her kesimden okurun gönlünde taht kurdu.


Sizin Tepkiniz Nedir?

BEĞENDİM BEĞENDİM
61979
BEĞENDİM
BEĞENMEDİM BEĞENMEDİM
49580
BEĞENMEDİM
İDARE EDER İDARE EDER
37185
İDARE EDER

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı